Afrin’de Siviller Öldükçe Güçlenmek!
Kimisi de Efrin’i, Ankara’daki hesaplaşmanın, Ankara’yla hesaplaşmanın bir aracı haline getirmeye çalışıyor. Bölgesel ve uluslararası güçlerin Efrin politikalarıyla ilgili somut verilere sahip değiliz, neler olacağı belirsiz.
Aziz Yağan
30.01.2018 | 10:47
Makaleyi Paylaş

Türk devleti Zeytin Dalı adını verdiği harekat ile Efrin’e doğru yaklaşıyor. Harekata karşı hat oluşturmaya çalışanlar harekat başarısız olursa Erdoğan’ın sonunun getirilebileceği hesaplarını açıkça yapıyor. Harekatın Kürdlerin varlığına yönelik olduğu da ifade ediliyor.

Yine bir atmosfer yaratıldı ve bazı insanlar bunun etkisi altına girmiş görünüyor. Kürdler, Kürd dostları ve aktivistler ‘demokratik devrimci silahlı saflara’ ya da alanlarda protesto gösterilerine davet ediliyor.

Aynı hesaplar ve çağırılar hendek döneminde de yapılmıştı. O dönem intihar bombaları ve bomba yüklü araçlarla Türk ordu ve polisinin kımıldayamaz hale getirileceği, hendeklere gömüleceği, ‘Erdoğan’ın gideceği’ yazılıp söyleniyordu. Diyarbakır’da hendekleri desteklemeye çağırılan toplum çağrıları yanıtsız ve çağrıyı yapanları yalnız bırakmıştı.

Hendeklerin içinde evleri olan sivillerin evlerini terk etmemeleri için ellerinden geleni yaptılar. Diyarbakır sokaklarında eşyasız, parasız ve soğukta kalan ailelere yardım için çırpınan gönüllülere ‘Siz bu insanlara yardım yaptıkça Sur’da kalmış sivillerin çıkışlarını da hızlandırıyorsunuz! Yardım yapmayın!’ deniyordu ama kimse bu çarpık mantığı dinlemedi.

Türk ordusu ve polisi hiç acele etmeden ilerledi ve aylar süren operasyonların ardından sonuca ulaştı. Hendekler sayesinde bu türde tecrübe kazandı ve işin içinden çıkılamadığı durumlarda başka yerlerde hendek kazıp tatbikat yapıldığı basına yansıdı. Sur’da yapılanın aynısı Cizre ya da Şırnak’ta birebir uygulandı ve hendek kazanlar hep aynı ağır sonucu aldı ancak, devlet güçleri Sur’da yaptığı hataları, eksikleri diğer yerlerde tekrarlamadı.

Şimdi de benzer bir sürecin başındayız; bu kez de ”Efrin Direnişi!”

Harekat yapanlara karşı içeride iki farklı muhalefet var. Bir taraf harekatı destekliyor ancak Esad ile işbirliğini şart koşuyor. Savaş karşıtlarının da kulak kabarttığı öteki muhalif taraf ise Efrin’de savaş yoluyla Erdoğan’ın düşürülebileceğini ve Türk ordusunun reorganizasyonun yapılabileceğini düşünüyor ve bu kesim özellikle Avrupa’dan ve yine özellikle Almanya’dan sesleniyor. Erdoğan düşerse yerine Akşener ya da Kılıçdaroğlu gelse, bu dönemde devletin ve Erdoğan’ın reflekslerinden farklı bir tutum sergileyeceklerinden demek ki eminler!

Efrin’deki mevcut güç de Erdoğan’ın sonunu getirmek isteyen tarafla ittifak halindedir. Böyle bir ittifak anlaşılır zira az çok benzer kök ve anlayıştan geliyorlar ancak, peki ya Kürdlere ne oluyor? Kürdlerin sorunu ve görevi bu değildir, olmamalıdır. Bireyler ve sistemlerle mücadele etmemeliyiz. Süreçleri kendi haklarımız, yaşantımız, geleceğimiz açısından tartışmalı, düşünceyi ve yaşantıyı kalıplayan anlayışlardan sıyrılıp rasyonel bakabilmeliyiz.

Bizler üretkenlik ve hukuk ile ve güvence altına alınmış haklarımızla yaşamak istiyoruz. Perişan edilmiş kentlerimizin ekonomik, mekansal, eğitim ve sosyal olarak toparlanması zaman alacak. Gizlimiz saklımız, illegal tarafımız, silah ve şiddetle ilişkimiz ve işimiz yok, vesayet altında değiliz ve tarihselliğimizle kendimizi ifade ediyoruz. Taleplerimiz nettir, basittir ve acildir.

Sivillerin nasıl korunacağını, neden korunamadığını değil de siviller öldürülünce dile getirenleri, bu ölümler ekseninde hesaplaşma içine girenleri; sivil insanlarımızın katledilmesini saflaşmayı artırıcı, taraftar kazandırıcı, teşhir ve adalet aracı bir kanıt olarak kullanmayı amaçlayanları ya da sivillerin katledilmesini görmezden gelenleri, umursamayanları, kılıf uyduranları da fark etmek ve onlara karşı toplumu uyarmak gerekiyor. Benzer anlayışta olanlar ya da çıkarları uğruna bu anlayışta ortaklaşanlar Kürd olsun ya da olmasın bizim ve insanlığın dostu, savunucusu değildir.

Sivilleri koruma, çatışma bölgelerinden çıkarma gayretlerine destek vermek gerekirken, sivillerin ölümü üzerinden politika sürdürenlerden uzak durmak gerekiyor.

Tıpkı hendek sürecinde olduğu gibi: Eğer siz Efrin’de yaşayan sivillere, halka yine ‘direnişçi’ derseniz, Efrin’e acele etmeden ilerleyenler de onlara yine ‘milis’ gözüyle bakar ve bakacaktır. Devlet güçleri hendeklere nasıl yaklaştıysa Efrin’e öyle yaklaşıyor.

‘Efrin direnişi’ adı altında propaganda yapanlar ‘Efrin’de halkın direneceğini ve böylece (yine) tüm bölge (Ortadoğu) ve Türkiye halklarının kazanacağını, Efrin halkının yerini terk etmemesi gerektiğini, sonun yani zaferin yakın olduğunu, Efrin direnişinin insanlık onurunu temsil ettiğini’ öne sürerek, ‘demokratik güçlere’ çağrıda bulunuyor. Bir taraftan da Efrin’in kontrolü Şam’a yani Arap devletine devredilmeye çalışılıyor. 

Kimisi de Efrin’i, Ankara’daki hesaplaşmanın, Ankara’yla hesaplaşmanın bir aracı haline getirmeye çalışıyor. Bölgesel ve uluslararası güçlerin Efrin politikalarıyla ilgili somut verilere sahip değiliz, neler olacağı belirsiz.

Efrin yıkılacak gibi görünüyor ancak sivil halktan ölümlere engel olunabilir. Sivil insanlar ölmek zorunda değil, onların ölümünü izlemek zorunda da değiliz. Efrin çevresinde ve merkezinde çatışma riski sona erinceye, çatışmalar bitinceye kadar Efrin’den siviller bir an önce güvenle tahliye edilebilir ve yine güvenli ikamet alanlarına ‘geçici’ yerleşmeleri sağlanabilir.

Bunun için demokratik ve diplomatik yollar denenebilir, bağımsız gözlemciler eşliğinde tahliye başlatılabilir, böylece bundan sonraki her aşamadan korunmaları sağlanabilir. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, bağımsız aktivistler sivillerin tahliyesi için harekete geçebilir.

Efrin Kürt şehridir ancak Efrin Kürt şehri olmasa da yaklaşan felakete seyirci kalınmamalıdır çünkü yaşanacak olan yeni bir kıyamettir, sonuçları hepimizi kahreder.

İster kırsalda, ister kent merkezinde yaşasın, Efrinlilere sahip çıkılmalıdır. Sivil Efrinlilerin çatışma bölgelerinden uzaklaştırılmasını herkes olumlu karşılayacaktır.

Bu makale toplam: 8451 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:10:04:29
Etiketler: aziz yağan
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
Aziz Yağan
Yazarın Önceki Yazıları
HAMLE: Peki ama Hangi Partiyle? HAMLE: Reform için Yerel Seçimler Ferdinand: Daima kendiniz olun ve Tres’e ne olduğunu sormayın! Beden ve Ruh: Bağımsız Kişilikler Ali Kemal Çınar û Génco Kemal’in ‘Adalet’i ve Kürtler İşkenceciler Çocuklarını Sevebilir mi? İllegalite ve Kürdler Sesi kesilen taşlar ve onların arasında bir şair Sansüre Karşı ‘Zer’ Kürdler; Rejim Yanlıları ve Karşıtlarının Fedaisi mi! Geçmişle hesaplaşma, yarına köprü: Geçersiz oy Evet, Hayır, Boykot ve Kürdler için 4’üncü yol Biz O Hendekleri …! Ariel’den Arielle’ya: Küçük Deniz Kızı Türkiye, Almanya, Hollanda ve Nefret Söylemi Vank’ın Çocukları: Tarihsel Hakikat Mücadelesi Jale ve Mehmet Elbistan Vatandaş Anadilinde Konuş! Kürd Tarafı ve Post-Olgusal Siyaset Prensim, Ömrümün Kalanı Sensin! Derik Kaymakamına Sabotaj Ekşi Elmalar’a ilaveten PKK ile Nereye Doğru? Atatürk’ünü Arayan Ahmet Altan PKK Vekilleri Öldürmeyi Denedi mi! Yılmaz Erdoğan'ın Ekşi Elmalar'ı Kürdler Onursuz, Benliksiz, Haysiyetsiz mi! Kürdlerin Acılarıyla Alay! İki Ustadan Kısa Bir Film: Borrowed Time Kalandar Soğuğu: Bi Dur Be Adam! Medeni Ölüm, Alternatif Model, Fahriye Adsay Sevimsiz Düşünüşler... Halay, Abdullah Keskin, Avesta Koşun Kürtler, Köşede Kurtlar Şeker Dağıtıyor! Mustafa Kemal'in İçimizdeki Askerleri Haksızlık: 'Madımak: Carina’nın Günlüğü' Küçük Prens Kor’u Kor Yakar Demirkubuz'un Bulantısını Gözardı Etmemek Gerek Kuzeyliler Kuzey’e Sabitlendi mi? Kaplumbağa Kabuğu İçindeki 'Yitik Kuşlar'! Heine, Faşizm ve Romansero-Bimini Kürdler ve Diğer Milletler Terörist Değildir Hendek Tatbikatı sayesinde Tanrı Türk'ü Koruyacak Yas Öyküsü Cizre’de Çıkış Yokmuş, Peki Kuzey’de Var mı? İttifakın İç’ten Olanı Hey Sevgilim!.. Yok Bişey Lanetli Olan Mekanlar Değil İnsanlar IŞİD Alevilere saldırır mı? İç Savaş Kılıftır Acildir! Tüm Kürdlerin Dikkatine! Çocuklarımızı Yedirten ÖzYönetim! Sahte Kül Kedisi Bal Kabağını Yolda Yer FİLİZ KORKMAZ’ın anısına İslami Bireylere Günahkar Diyarbakır Hay Way Zaman / Dersim'in Kayıp Kızları Asasız Musa / Musayê Bê Asa Hayastan Aynı Yıldızın Altında Sen Aydınlatırsın Geceyi Bir Dersim Hikayesi Halam Geldi Günahın Dokunuşu / A Touch Of Sin Fare sen aslında... Pieta / Acı – Aziz Yağan
x